More

    Geleneksel Dekorasyon Hakkında Her Şey

    Geleneksel Dekorasyon ya da Geleneksel İç Mimari olarak adlandırdığımız stil aslında belli bir döneme dayanmamaktadır. 18. Ve 19. Yüzyıllara ait Avrupa evleri ve aslında pek çoğumuzun büyüdüğü evler geleneksel stil anlayışına sahiptir diyebiliriz. Belli bir dönemi olmadığı için zamansız bir tarz olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda geleneksel stilin kullanıldığı iç mekanlara zarafet kattığını söyleyebiliriz. Geleneksel dekorasyon deyince aklımıza sıkıcı ve eski eşyaların gelmesi normal. Ancak bu şekilde nitelendirilmemeli.

    Bugünlerde benim deyimimle “hortlayan” geleneksel tasarım son yıllarda artan “iç mimarla çalışma” fikriyle beraber daha anlaşılır hale gelmeye başlamıştır. Öte yandan, pandemi ile beraber hepimiz evde geçirdiğimiz uzun sürelerin ardından evimizi gözden geçirmeye başladık diyebiliriz. Kimimiz temiz hava alamadığı için balkonlu ya da teraslı evlere taşınma kararı aldı. Kimimiz ise evde o ‘tanıdık’ hissi çok sevdiğini farketti. Büyüdüğüm ev, ya da babaannemin evi çağrışımı yapan eskitme mobilyalar ya da danteller de tam olarak bu noktada tekrar hayatımıza girdi. Peki, “evimde geleneksel mimariyi nasıl kullanacağım hala bilmiyorum” diyenlerimiz yok mu? Tabii ki var. O sorunun da cevabı bende.. Hadi birkaç ipucu ile kafamızdakileri şekillendirelim. Ne dersiniz?

    Geleneksel Dekorasyon Tarzının Özellikleri

    Geleneksel Tasarım ne kadar geçmişle ilinti gösterse de aslında zannedildiği kadar küçük süs içermemektedir. En zahmetli ve tabii en önemli özelliği her detayında zarafet ve güzellik vaadetmesidir. Bunun yanı sıra, daha spesifik bazı özellikleri de var. Örneğin: ahşap yüzeylerin koyu renklerde kullanılması gibi. Ya da duvarların genellikle nötr tonlarda boyanmasının yanı sıra motif ya da desen içeren duvar kağıtlarının da yine duvarlarda yerinin olması.

    Gelelim Geleneksel Tarz İçin İpuçlarına:

    1- Mekanda kullanılacak tüm çizgilerin bir uyum içerisinde ve simetrik uygulanması gerekir.

    2- Ahşap, deri, tekstil ve metal (özellikle altın) kullanılması gereken dokular arasındadır.

    3- Renk seçimi ana dokuda nötr, parlak ve pastel tonlardan yana olmalıdır.

    4- Tablolar, çerçeveler, heykeller, vazolar gibi küçük detayları eklemekten çekinmeyin.

    5- Çiçek desenleri, köşeler, puantiyeler gibi farklı desenleri konforu ve özellikle zarafeti bozmayacak şekilde harmanlayabilirsiniz. Fakat unutmayın, göz yormamalı.

    6- Tarz ve renk açısından birbiriyle uyumlu parçalar arayın, ancak her şeyin uyumlu takımlarını seçmeyin, aksi takdirde bir mobilya showroom görünümüne sahip olursunuz.

    Benim verebileceğim ipuçları bu kadardı. Başka yazılarda görüşmek üzere..

    En Son Makaleler

    İlgili Makaleler

    Leave a reply

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz